Popüler Yayınlar

4 Ekim 2014 Cumartesi

KOS ADASI...BODRUM'UN KARŞISINDAKİ BODRUM...



              KARINCA KARARINCA BİR KOS YAZISI





              
        Kos Adası'na gitmeye karar verdiğimizde Kuşadası'ndaydık. bookingten bodrum otellerine baktık,melis pansiyonda yer ayırdık ve düştük yola...
             birgün önceden biletlerimizi aldık.5 ağustos 2013...sabah saat 8 buçukta vardık limana.çünkü saat 9 buçukta hareket...hergün bodrumdan kos'a,kos'tan bodrum'a feribot seferleri düzenleniyor.vize sıkıntımız yok,yeşil pasaportlarımız var.ama türkiye vatandaşları 4 gün önce başvurmak suretiyle kapıda vize uygulaması sayesinde rahatlıkla gidebiliyorlar.bu uygulama 1 nisan-31 ekim tarihlerinde geçerli...
            feribotta çalışan bir ablamız,tüm sorulara içten cevaplar vererek bir rehber kadar yardımcı oluyor.aklınıza gelen herşeyi sorun,size bildiği güzel otelleri,lokantaları ve yapabileceklerinizi detaylıca anlatacaktır.




 bodrum'dan yavaş yavaş uzaklaşıyoruz.



deniz hafif  dalgalı...ismihan dalgalardan dolayı biraz endişeli...

50 dakikalık bir yolculuktan sonra kos adasına varıyoruz.Bodrum'da sualtı müzesi olarak kullanılan Aziz Peter kalesinin bir benzeri Kos limanında karşılıyor bizi.




Temiz limandaki teknelerin arasından yürüyerek caddeye doğru ilerliyoruz.


Limandan caddeye yürürken devasa bir kauçuk ağacı görürsünüz. Ama yanılmayın:Bu Hipokrat ağacı değil,yaşlı bir kauçuktur.



                              
                Hipokrat ağacı için caddenin karşısına geçmeniz lazım.2400 yıl önce gölgesinde Hipokrat’ın öğrencilerine ders anlattığına inanılan Hipokrat Ağacı koruma altına alınmış.Hipokrat ağacının hemen arkasında Hacı Hasan Camii bulunmakta alt tarafındaki dükkanlarda hipokratla ilgili bir sürü hediyelik eşya satılıyor.Ben de buradaki bir dükkandan şapka satın alıyorum.alışverişe,dükkanda çalışan adalı bir türk kızı yardımcı oluyor.



sokaklarda hiç de yabancı gibi değiliz.hatta Türkçe konuşan o kadar çok insan var ki...konuşurken dikkat etmek gerekir:))) cadde üzerinde hediyelik eşya satan bir amca Türkçe bizimle sohbet ediyor. Kıbrıslı olduğunu ve İstanbul'da, Bodrum'da akrabaları olduğunu söylüyor.




caddeler tertemiz,sokaklar tertemiz...inanılmaz...





şehri,traktör-tren dediğimiz bir araçla gezmeye karar veriyoruz.trene binenlerin neredeyse onda beşi Türkiyeli...bu tren saatlerce gezip yorulacağımız bir gezintiyi daha zahmetsiz bir şekilde gerçekleştirmemizi sağlıyor. Zira Zerya da o kadar yol yürüyemezdi zaten..



bisiklet yoluna dikkat edilmeli...Kos Adsında bisiklet trafiği var ve bisiklet yolu çok tehlikeli...















 şirin tren yolculuğu yaklaşık 20 dakika sürüyor. panoramik bir şehir turu aslında.sizi tekrar limana bırakıyor.biz de ara sokaklara girip biraz gezelim diyoruz.agora meydanı pek büyük olmasa da temiz bir meydan.altında herşey satılan bir dükkan var alttaki resimde gördüğünüz yapının.biz de su,vs alıp çıkıyoruz.








agoranın arkasında bir şapel.




























şunu da belirtmeliyim:Kos'a giderken çok sakin olan deniz ve ismihan,dönüşte bozuştular:) çünkü deniz çok dalgalıydı ve ismihan için tam bir dehşetti...




ve dönüş...galiba herkes yorgun...Zerya dayanamadı ve uyudu...İsmihan dalgalardan dolayı epeyce endişeli...ama güzel bir gündü.tek eksiklik,bu gezinin günübirlik olması...kesinlikle bir kaç gün kalıp çevredeki köylere gitmeli,tertemiz plajlarda yüzülmeli...
NOT: LÜTFEN FOTOĞRAFLARIN ÜZERİNİ TIKLAYARAK TAM EKRAN İZLEYİNİZ.

24 Aralık 2012 Pazartesi

BİZ ESKİDEN.....

DAYIM...YIL 1974 ...ANAMIN DEDİĞİNE GÖRE,ALTI AYLIKMIŞIM.AMA SANKİ DAHA BÜYÜK DURUYORUM...ŞİMDİ BAKINCA:İNSAN ZAMANLA NE ÇOK DEĞİŞİYORMUŞ GERÇEKTEN.YİNE DE ŞANSLIYIM Kİ O ZAMANLARDAN BİR RESMİM VAR.
SİYAH-BEYAZ FOTOĞRAFLAR BİZİM KUŞAĞIN DEĞİL AMA,ÖNCEKİ KUŞAKLARIN RUHUNU TAŞIR.NEYSE Kİ BENİM DE BİR KAÇ SİYAH-BEYAZIM VAR.ŞİMDİ NOSTALJİ OLSUN DİYE,FOTOĞRAFLAR ESKİTME EFEKTLERİNE MARUZ KALIYORLAR ... BİZİMKİLER ORİJİNAL SİYAH-BEYAZDI.

22 Aralık 2012 Cumartesi

KARASU ACARLAR LONGOZU

 Türkiye’de ‘yeryüzündeki cennet burası olsa gerek’ dedirtecek kadar güzel Acarlar longozu keşfedilmeyi bekliyor. Nesli tükenmek üzere olan bazı bitkilere ev sahipliği yapan longoz, İnsana ise seyri doyumsuz bir manzara sunuyor. Acarlar longozu deniz, göl, kumul ve orman ekosistemlerini bir arada barındıran dünyanın nadir tabiat köşelerinden biri olma özelliğini taşıyor. Bern Sözleşmesi gereği koruma altında olan 6, küresel ölçekte tehlike altında olan su menekşesi ve göl soğanı gibi 2 bitki türü bulunuyor.

Karasu ilçesi Müezzinler köyü sınırları içerisinde bulunan longoz, İğneada’yı da geride bırakarak Türkiye’nin en büyük su basar ormanı özelliğini taşıyor. Birinci derecede doğal sit statüsüne sahip Acarlar longozu ve barındırdığı biyolojik çeşitlilik görenleri hayran bırakıyor. 2 bin 517 hektar alana yayılan longoz Çevre İl Müdürlüğü tarafından ‘Yaban Hayatını Koruma ve Geliştirme Sahası’ ilan edildi. Acarlar longozunun bir diğer özelliğinin de göl tabanının geçilmesi zor orman formasyonu ile kapalı olması sebebiyle birçok bitki ve hayvan türünü barındırıyor olması.(Bilgiler alıntıdır.)
Biz, bir sonbahar günü longoza gitmek için yola çıktık. D100 karayolunu takip ederek Sapanca'yı geçtik. Karasu tabelasını takip ederek kuzeye yöneldik. Yolda Poyrazlar gölünde verdiğimiz molada güzel bir kahvaltı yaptık. Poyrazlar gölü çevresinde camping alanı var, çadırcılara duyrulur.
 Karasu, karadeni kenarında küçük bir ilçe.Yazlık evler filan var ama bir tatil yöresi olmaktan uzak. longozu görmek için bu yolu gitmeye değer. Burada bir tesis var. Suyun üzerinde kurulmuş bir restorant-cafe.Yiyecek ve içecek ihtiyacınızı karşılayabildiğiniz gibi bu restorantda  aynı zamanda tekne turu ve deniz bisikleti gibi hizmetler de veriyorlar. Ancak biz haziranda gitmediğimize üzüldük,çünkü nilüferler haziranda açıyormuş.Bu bilgiyi de gözardı etmeyin derim.
Zerya ile dinlenme vakti.
İsmihan ve Zerya
 Biz, ailecek büyük bir keyif aldık.Kızım Zerya,doğada olmanın da verdiği heyecanla kıpır kıpırdı.


Özgür ve Reyhan
 
Reyhan ile Özgür de pek mutlu görünüyorlar,demek ki onlar da beğenip dururlar:)




                     Bu fotoğrafı da İsmihan çekti.Sudaki kırılmalar fotoğrafa büyülü bir hava katmış.


.


   

Bu da longoz haritası.