Popüler Yayınlar

24 Mart 2015 Salı

BENİM NEWROZ TARİHİM

Newroz'u bilen bilir.Bir dönem onu yasaklayanlar,şimdi devletlu törenlerle kutlamaya çalışıyorlar.Hor görenler birden trend haline getirip sahipleniyorlar.En öz hakiki newroz,bizim newroz havası yani...Sakıncası yok,dileyen sahiplensin.Güzellikler paylaşıldıkça anlamlıdır.İnkar etmektense sahiplenmek iyidir.Bence tüm dünyada kutlanmalı zaten.Ama adı mutlaka "Diriliş Bayramı" olmalı.


      benim newrozuma gelince...çocuktum...dağlarda karlar olurdu.dağınık,küçük gruplar halinde.biz "belekiyén berfé" deriz.yani kar benekleri....berfinler o belekilerin içinde, etrafı buz da olsa umudun simgesi,direnişin simgesi olurlardı. her zorluğa inat yüzümüzü aşka dönmemizin sebebi belki de berfinlerden aldığımız ilhamdandır. bilirim ki berfinler, güneşe olan aşkları yüzünden karları delerek güneşe selam dururlar.

 

bahardır newroz.kuzuları otlatmaya götürürdük köyün çevresindeki tepelerde.taze çimenlerde beslenirken kuzular, biz çocuklar da büyüklerin ısrarla sakladıkları o bayramı, adını bile söylemeden kutlardık.Gizlice...Bazen yaktığımız ateşin dumanı köyden görünürdü...büyükler telaşlanırlardı...ya onların gördüğü dumanı karakol da gördüyse???


          yine bir newrozda köyün dışında, "fitleka gundé feyat" (feyat köyü dönemeci) taraflarındaydık.  kalabalıktık. amca çocukları,köyden arkadaşlar...bir çukura topladığımız "sergin"(tezek),çalı ve otlarla bir ateş yaktık.ateş bayağı gürdü.şarkılar söyleyip ateşin etrafında dönüyorduk.o an, bir ayin gibi kutsal ve huzur vericiydi.sonra sırayla ateşin üstünden atladık.en yükseğe,en uzağa...derken...birden ne olduğunu anlayamadık. Niyazi ile Şeref çarpıştılar...tam da ateşin üzerinden atlarken...ve ateş onca gürken..Niyazi ucuz kurtuldu.Ateşin en gür olduğu,ateşin merkezine Şeref, büyük bir gürültü ve çığlıkla düştü.Ne yapacağımızı bilmez bir haldeyiz.Şeref,elbiseleri tutuşmuş ve bir ateş topuna dönmüştü.Koşuyordu,çaresizce...Korkunç bir manzaraydı.Biz de arkasından koşarak onu "Çemé Heftreng"e yönlendirdik.Tahsin, kolundan tuttuğu Şeref'i buz gibi sulara fırlattı.Ateş sönmüştü.Şeref'in ağrıları,çektiği acılar günlerce sürdü ama...Özellikle belden aşağısı feci bir şekilde yanmıştı.Haydar amcam sağlık ocağından koşarak Şeref'i kucaklamış ve gözlerinden yaşlar aka aka onu pansuman etmişti.Tabi Şeref'in yaraları zamanla iyileşti.Ama bizim yasaklı newrozumuz da bir başka yasağa daha kavuşmuştu...büyüklerimiz dağda,bayırda ateş yakmamızı yasakladılar.



yine de gizli gizli ateşler yakıp newroz kutladığımızı itiraf etmeliyim.malum,newroz isyandır.ve isyan en çok çocuklara yakışır.çocuk demişken,Kürtlerin çoğunun doğum günü resmi kayıtlarda 1 ocaktır.bunun sebeplerinden biri nüfus memurlarının umursamazlığı olsa da  newrozun yasaklı olması da önemli bir etkendir.sokaklarda özgürce kutlanamayan newroz,elbette gizli kutlanıyordu.bazen daha da gizli...yani yatak odalarında,tüm gözlerden uzak...1 ocaktan dokuz ay on gün öncesine dönersek newroza gelmiş oluyoruz.bu da 1 ocak tarihini açıklıyor.sanırım doğru olabilir bu doğum tarihi...
artık newrozun w ile yazıldığı, devletin ayrı - halkın ayrı kutladığı yasal bir bayram...newrozu özgürleştiren tüm canlara şükran ve minnetle...NEWROZ PİROZ BE!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder